yalnızca dünyanın değil evrenin en üzücü dizisi
böyle bi üç kilo falan ağlamısımdır öyle söyliyim yani ama sonu için değdi ya benim kafada su an tang yixun ve ye haitang çatısı akmayan yeni evlerinde oturmuş böyle haitang ayakları üşüyünce yixun’un bacaklarının altına sokmuş falan konuşuyolar sohbet ediyolar günleri nasıl geçti onları anlatıyorlar haitang yixun’a okulda (üni) öğrendiği yeni ilginç bir şeyden bahsediyor yixun da ilgiyle dinliyor falan. canlarım benim göz bebeklerim.
şimdi heralde iki kişinin birbirinde ‘ev’i bulması trope’unu sevmeyen yoktur, gerçi trope deyince haitang ve yixun’a ayıp oluyo da iste lafın gelişi. bi de ben zamanda yolculuk fix it hikayelerine de bayılıyorum bu tuzağa kim yakalanır ben yakalanırım yani bayılıyorum en sevdiğim en sevdiğim.
gelecekte haitang’ın oğlu ve yixun’un kızı kendilerini onlar için feda etmeden önceki tüm geleceklerde böyle korkunç şeyler yaşadıkları için kahroluyorum. tang yixun çok özel bir karakterdi, zaten diziler sürekli sevgisinden bir şeyler yapan karakterleri anlatıyor ama sevgisinden ölen, bir hayalet olan onun gibi kaç kişi var?
sekizinci bölüm KORKUNÇTU korkunç. bi kere zaten beklemiyodum çünkü yedinci bölümün sonu bambaşka bitmişti ve sekizinci bölümde bölüm boyu hiçbir açıklama yoktu????? bir saniye bile ağlamayı bıraktığımı düşünmüyorum hatta ertesi gün gözlerim nasıl şişmişti ya. eğer sonda fix-it’lemeseydik cok ciddi sölüyorum kafayı yerdim he.
bilmiyorum yazdığım hiçbi şey bu karakterlere ve hikayeye olan sevgimi yeterince iyi anlatamayacak, bazen bir şeyleri o kadar çok seviyorum ki parmaklarımı onlara geçirmek istiyorum çünkü bu sevgi içimde bir boşluk, anlamlandıramadığım ve kelimelere dökemediğim bir vuslat olarak zuhur buluyor.
diyorum ya, a-xun ve a-tang (ikisini de ben doğurdum) şu an, bu evrende tatlı bir çöreği bölüşüyor, bir koltuğu paylaşıyor, bir evi paylaşıyor. o ikisini hep koca ve mutlu bir aile olarak hatırlamak istiyorum ve hatırlayacağım.
her şey için, tüm gözyaşları ve tüm gülücükler için, hissettirdiği her şey için bu diziye çok teşekkür ederim; unutmayacağım.
şimdi heralde iki kişinin birbirinde ‘ev’i bulması trope’unu sevmeyen yoktur, gerçi trope deyince haitang ve yixun’a ayıp oluyo da iste lafın gelişi. bi de ben zamanda yolculuk fix it hikayelerine de bayılıyorum bu tuzağa kim yakalanır ben yakalanırım yani bayılıyorum en sevdiğim en sevdiğim.
gelecekte haitang’ın oğlu ve yixun’un kızı kendilerini onlar için feda etmeden önceki tüm geleceklerde böyle korkunç şeyler yaşadıkları için kahroluyorum. tang yixun çok özel bir karakterdi, zaten diziler sürekli sevgisinden bir şeyler yapan karakterleri anlatıyor ama sevgisinden ölen, bir hayalet olan onun gibi kaç kişi var?
sekizinci bölüm KORKUNÇTU korkunç. bi kere zaten beklemiyodum çünkü yedinci bölümün sonu bambaşka bitmişti ve sekizinci bölümde bölüm boyu hiçbir açıklama yoktu????? bir saniye bile ağlamayı bıraktığımı düşünmüyorum hatta ertesi gün gözlerim nasıl şişmişti ya. eğer sonda fix-it’lemeseydik cok ciddi sölüyorum kafayı yerdim he.
bilmiyorum yazdığım hiçbi şey bu karakterlere ve hikayeye olan sevgimi yeterince iyi anlatamayacak, bazen bir şeyleri o kadar çok seviyorum ki parmaklarımı onlara geçirmek istiyorum çünkü bu sevgi içimde bir boşluk, anlamlandıramadığım ve kelimelere dökemediğim bir vuslat olarak zuhur buluyor.
diyorum ya, a-xun ve a-tang (ikisini de ben doğurdum) şu an, bu evrende tatlı bir çöreği bölüşüyor, bir koltuğu paylaşıyor, bir evi paylaşıyor. o ikisini hep koca ve mutlu bir aile olarak hatırlamak istiyorum ve hatırlayacağım.
her şey için, tüm gözyaşları ve tüm gülücükler için, hissettirdiği her şey için bu diziye çok teşekkür ederim; unutmayacağım.
Was this review helpful to you?
