Quantcast

Details

  • Last Online: 1 day ago
  • Gender: Female
  • Location:
  • Contribution Points: 3 LV1
  • Roles:
  • Join Date: April 11, 2021
Replying to Enigma05 Jan 4, 2026
Title Shine on Me
The last thing they needed to do is stick propaganda into this series and that’s episode 25 with that lecture…
This is why it is called "soft power" :) I just skip them all honestly.
Replying to krissy Jan 4, 2026
Title Shine on Me
Question: In the last 5-ish years, the money they've put into Cdramas has increased, and the popularity is up,…
boss and me was very good. I hope it gets a remake!
On Shine on Me Jan 4, 2026
Title Shine on Me
Ben eriyorum bu dizi, bu oyunculuk ve bu hikâye karşısında... Tutun beni
On My Demon Dec 31, 2025
Title My Demon
My Dramalist'te aldığı 8.3 puanı sonuna kadar hak eden bir dizi! Böyle iyi bir hikâye, böyle iyi bir prodüksiyon ben de beklemiyordum açıkçası. Afişi ilk gördüğümde kafamda tasarladığım karakter yapıları ve olay silsilesi çok farklıydı. Bir kere Gu Won aşırı karizmatik duruyordu ama içinden tam bir sevimli tavşan çıktı 😅 "Böyle şeytan mı olur Allasen?" dedim gerçekten. Tip olarak hem karizmatikliği hem de o sevimliliği kaldıracak biri olarak bence Song Kang bu role çok iyi gitmiş. Ben Sweet Home'da izledim sanırım bir tek, orada da çok konuşan bir tip değildi ve soğuktu karakteri gereği biraz diye hatırlıyorum. O yüzden bu sevimli halleri çok tatlıydı.

Bu dizide en hoşuma giden şey tabii ki ve tabii ki evlilik içi aşk 😁 Arkadaşlar, istedikleri konu üzerine kurgulasınlar ama bu evlilik içi aşk klişesi benim için asla eskimeyecek ve her zaman gözlerimden kalpler çıkartacak bir konu 😍 Çift bir de bu kadar yakışıyor ve genç olunca tadından yenmiyor. Evet, You Jung ve Song Kang'ın o muhteşem uyumu seyir zevkini bayağı bir artırıyor. Bu kızın yakışmadığı bir erkek oyuncu var mı? Gerçekten tüm partnerlerini taşıyabilen biri. Dear X sonrasında başlamama rağmen hiç oradaki karakterine gitmemiş olmam da ayrı bir başarısını gösteriyor. Aslında bir nevi geçiş dizisi olmuş. Çünkü hafiften o soğuk, başarılı kadın çizgisinin burada temellerini atmış. Kendisi gerçekten muazzam bir oyuncu.

Dizinin kötüleri de safi kötüydü. En son Marry My Husband'daki Reina için demiştim bunu. Ama bence Do Do Hee'nin ağabeyi de bunu sapına kadar hak ediyor. Yani bir insanın mayası bozuksa bozuktur. Karısına, oğluna ettiği zulümler; kendi annesine ve kardeşlerine reva gördükleri... Dizinin bir yerinde karısı ondan için şeytan diyordu ya, aslında bir insanın "şeytan bundan bile kaçar" dedirtecek kadar kötü olabileceğinin tam tasviri olmuş. Gerçekten de böyle zaten, şeytan bu tarz insanlara yaklaşmaz çünkü bunlarla işi olmaz kendinden daha iyisini yaptığı için. Neyse...

Geçmiş yaşamlarla kurulan şimdiki zaman bağlantısı aslında yine bir K-Drama klasiği diyebiliriz. Ama bence burada mantıken çelişki olmuş, çok girmeyeceğim. Sadece tarihi mekan ve kostümlerin her Koreli oyuncuya yakışıyor olması beni gerçekten şaşırtıyor, onu belirteyim. Hani Gu Won gibi süt birinin bile bu kıyafetler içinde tam bir genç beyefendi olması müthiş.

Kötülükle, zalimlikle, insan doğasıyla ilgili verilen mesajların yanı sıra prodüksiyon, oyunculuk ve hikâye açısından (bazı eksik noktalara rağmen) dört dörtlük bir dizi olmuş. Dizi ile paralel olarak yılbaşı günün aynı güne denk gelmesi ve zaman olarak diziyle paralel gitmem de dizinin içine daha çok girmeme sebep oldu. Hepsinden öte jenerik müziğini her defasında dinledim, ona da ayrı bir parantez açmak isterim.

Benim puanım 10/10. İzleyeceklere de şimdiden iyi seyirler :)
On Dynamite Kiss Dec 31, 2025
Bu senenin en tatlı, en klişe ve de en güzel dizilerinden birini izledik desem yanlış olmaz. Sürekli "nerede o eski k-dramalar" dediğimiz bir dönemde resmen ilaç gibi geldi. Bence baştan sona oldukça seyir zevki yüksekti. Son bölümlerde klişenin suyunu çıkardılar gibi yorumlar oldu ama bunu biz istemedik mi zaten? Her Kore dizisinde böyle olmuyor muydu yıllar yıllar önce? Ben istediğimi aldım şahsen. Sonu da çok yerinde ve tadında bitti. Tek üzüldüğüm nokta Hae Young oldu. Onun tam olarak hak ettiğini bulamaması ve ikinci hikâyenin yarım kalması biraz J-Drama tadında olmuş. İstikrarı konusunda da Seon U'ya şapka çıkarıyorum. Bir kere bile mi şu kıza bir bakmaz insan gerçekten inanılmaz!

Neyse, bu kadroyu kim yaptıysa gerçekten eline sağlık. Ki Young ile Eun Jin'in bu kadar uyumlu olabileceğini ben bile tahmin edemezdim. Romantik sahneleri karnımızda kelebekler uçurdu, hem de son sahnesine kadar! Ji Hyeok'un ablası da tam tadında bir kötü kadındı. Onun bile tatlı bir yönü vardı. Bu yüzden dizinin romantik komedisindeki komedisi de tadında tuzundaydı. Hele son anda yaptığı o hamle... Aslında onu da anlamak lazım çünkü onun da hikâyesi kendince acıklı ve kendini eksik hissettirecek cinsten. Bir kez daha babaların da ne kadar önemli olduğunu anlattı bize.

Bir de Gyeong Min ile Anneler ekibindeki Go Eun arasında ne olduğunu çözemedim. İkisi arasındaki kimya hissediliyordu ama orası tam netleştirilmedi gibi oldu sanki. Onun haricinde Gyeong Min ve Ji Hyeok'un arkadaşlığı çok tatlıydı. Anneler ekibi de hayata geç başladığını düşünen çoğu kişi için aslında güzel bir örnek. Herkesin kendi hayatındaki ilerleyişi farklı ve hiç işe yarayacak biri değilim dediğiniz anda aslında çok da güzel yerlerde çok da güzel işler yapabileceğinizi gösteriyor.

Bence izlemeyen varsa kesinlikle kaçırmasın. Hazır bitmişken bir oturuşta yer yutarsınız!
On Moon River Dec 30, 2025
Title Moon River
Evet, senenin son tarihi dizisi olarak yerini alan Moon River genel olarak hoşuma giden bir dizi oldu. Başta tutuk gibi başlamış olsa da ilerleyen bölümlerde, özellikle de beşinci bölümden sonraydı sanırım, açılmaya başladı. Beden değişimin daha farklı bir şeyden olacağını düşünürken çok daha mantıklı ve olaya özel şekillendirilmiş olması daha iyi olmuş.

Dizi başladığında herkes başrollerin çok uyumlu olmadığından bahsediyordu ama bence gayet yaşı yaşına, huyu huyuna ve suyu suyuna olmuş. Sadece sinirimi bozan, kızın sürekli köylü ağzı ile konuşmasıydı. Onun dışında harika gitti.

Özellikle oyunculuklara değinmek isterim bir de. Beden değişiminde o kadar iyi rolün altından kalkmış ki iki oyuncu da, hani kadın adamın içindeyken adam da kadının içindeyken gerçekten onlar olduğunu anlıyordunuz. Bu çok zor bir şey bence. Konuşmalardan tutun mimiklere kadar ince ayrıntıları içinde barındırıyor. En son Queen of Tears'ta bu başarılı oyunculuğa şahit olmuştum.

Bir de savaştan sorumlu beyin kızı U Hui'yi çok beğendim. Onun Yi Un ile olan aşkı da bence bambaşkaydı. Vakur duruşu, asilliği ve zerafeti beni mest etti. Umarım başka dizilerle de görürüz.

O yüzden oyunculuklar başta olmak üzere her şeyine 10/10 diyorum ve izlemenizi tavsiye ediyorum!
On The Yakuza Boss's Beloved Dec 20, 2025
Çok çok tatlı bir Japon dizisiydi diyebilirim! Biliyorsunuz ki J-Drama'da romantizmi bu kadar bol ve çift sahnesi bu kadar fazla olan dizileri çok göremiyoruz. Özellikle erkeğin bu kadar sevdiği ve kızın da rahatsız etmediği diziler oldu mu tadından yenmiyor. Dizinin prodüksiyon kısmı biraz eksik kaldığı için diziye düşük puan verdim ancak şunu söylemem gerekir ki kısa bir dizi olmasına rağmen duyguları ve genel hikâyeyi olabildiğince iyi vermişler. Bu yakuza olayı ve kızın ailevi meselesi daha derin işlenebilir ve ikilinin ilişkisine daha fazla derinlik katılabilirdi ama dediğim gibi, bunu prodüksiyonun düşük bütçeli olmasına bağlayarak çok kusur addetmeyeceğim.

Dizi bana kesinlikle Totsuka Shota'yı kazandırdı. Bizim romantik dizi sahalarında çok gördüğümüz bir isim olmadığı için buradaki performansı benim için ilk olmasına rağmen bayağı tatmin ediciydi. Yani bir insan hem bu kadar karizmatik hem bu kadar ağır hem bu kadar şirin olabilir mi? Soruyorum size! Gerçekten çok yönlü bir oyuncu. Yakuza iken yakuzalığını, iş yerindeyken iyi bir patronu ve evdeyken bir ev kedisi gibi oluşunu çok güzel görebiliyorsunuz. Makoto'yu sevme şekli açısından hayat verdiği Ren karakteri de kalpleri fetheden erkek karakterlerden biri olarak dizi tarihine geçti. Hani pamuklara sararak sevmek tabiri vardır ya, gerçekten öyle seviyordu Makoto'yu. Makoto da çok yaralar almış ve aslında sevilmeye aç biriydi. O yüzden yaşadığı tereddütler, annesini gördüğü zaman tetiklenen travmalar çok gerçekti. İzleyici olarak bana epey geçti diyebilirim.

Polis karakterine, Tora'ya gelirsek, bence böyle biri için çok bebek surat gibi dursa da sonlara doğru beni yanıltmayı başardı. Onun da Makoto'yla olan durumu biraz üstünkörü geçilmiş olsa da bildiğimiz J-Drama sonuna yakışır şekilde karakterin olgunluğuna şahit olduk.

Ben bu diziyi Türkçe altyazılı olarak Japan-Fans'te izledim. Çevirisi aşırı kaliteliydi. O yüzden çeviriyi yapan yyamadasuzuki'ye de bir kez daha teşekkür ederim <3
Replying to Lily T Dec 5, 2025
Title Dear X
i used google translate to auto detect languange and read your Turkish detailed review. I enjoyed reading your…
Thank you so much! I'm deliberately commenting in Turkish so that Turkish audience can understand more but I will try my best to comment in English in future as well :)
On Dear X Dec 5, 2025
Title Dear X
Ne izledik biz böyle? İnanılmaz bir performans, çok iyi bir kurgu ve senaryo ama yine sonu isteneni vermeyen bir Kore dizisi. Başından sonuna soluksuz izlediğim bir yapım oldu ama sonu için aynısını söyleyemiyorum. Spoiler olmaması için ondan bahsetmeyeceğim ama oyunculuklara değinmek istiyorum biraz çünkü diziyi harika kılan bu oldu.

Bildiğim kadarıyla Kim You Jung hep sevimli, tatlı kız rollerindeydi. İlk defa böyle sosyopat ve deli bakan bir tipi oynuyor galiba. Açıkçası mükemmel bir oyunculuk sergilemiş. Karaktere bu kadar bürünmesi bir miktar korkutmadı da değil ancak bazı yerlerde sete psikolog istediğini okumuştum. Kendisine çok hak veriyorum bunu yaptıysa çünkü bu karakteri canlandırabilmek çok kolay bir şey değil. Hayatta kimseyi sevmeyen hatta belki kendini sevdiği bile şüpheli olan, sürekli etrafını manipüle eden ve aslında doğrudan/dolaylı cinayetler işleyen bir karakteri canlandırdı. Tabii onun harcı biri de çıktı dizide karşısına ama asla geri durmayan biriydi. Bence çok ürkütücüydü, uzun zamandır böyle bir karakter izlememiştim.

Kim Young Dae'nin de izlediğim dördüncü dizisi olacak sanırım. Genelde hep bu tarz bir tiple ekranda oluyor. Soğuk, ifadesiz ama burada çok daha başka bir seviyede bir oyunculuk sergilemiş. Belki hem senaryonun çok iyi olması hem de Kim You Jung'un performansının etkisidir, bilinmez ama açıkçası bu role başkası da olmazmış. Bazı yerlerde yaşadığı duygusal çöküntüler ve gözleriyle verdiği ifadeleri beğenerek izledim. Jun Seo'nun hem aile içi dinamikleri hem de Ah Jin ile olan toksik ilişkisi dizinin ana unsuruydu zaten. Dizi boyunca da bile isteye kendini manipüle etmesine izin verdi. Bu anlamda çok kızsam da durması gerektiği zaman durabilme iradesini göstermesi en azından bir miktar kurtarıyordu diyebiliriz.

Kim Do Hoon'u sanırım ilk kez izledim. Çok bebek surat birisi ve buradaki karakter için yine uygun bir tip olmuş. Gerçi hikâye içindeki karakter çok talihsizdi, her açıdan yani. Ama hem aile içinde yaşadıkları hem de Ah Jin'e olan değişik bağlılığı da sevginin ve hatta takıntı diyebileceğimiz şeyin bir başka boyutunu göstermiş. Her koşulda Ah Jin'in yanında olması Ah Jin'e yetmedi ama maalesef. Jun Seo bile bu karakteri o kadar saf ne naif görüyordu ki, belki Ah Jin'in sığınıcağı liman o olur diyordu. Ama gelin görün ki Ah Jin'in insanlıkla çok bir alakası olmadığı için o da bu hikâyede payına düşeni fazlasıyla aldı😅

En son da Ah Jin'in küçüklüğünü canlandıran kıza değinmek istiyorum. Kızı izlerken ağzım açık izledim. Bu kadar küçük yaşta bir çocuğun manipülatif bir karakteri bu kadar iyi verebilmesi normal mi? Kızın rol yaptığını bilmesem gerçek manada dehşete düşebilirdim. Çocukları oynatırken psikolojilerine ne kadar dikkat ediyorlar bilmiyorum ama ben nedense çok iyi bir vibe da alamadım. O yaşta bir çocuğun rol de olsa bu kadar iyi verebilmesi sıkıntılı geldi bana. Umarım ileride iyi biri olur ve bu tarz rollerde bir daha oynamaz.

Dizinin belli bir erkek başrolü yoktu aslında. Ah Jin'in partneri gibi gözüken herkes bir anlamda başrol oldu diyebiliriz. You Jung hepsiyle de çok yakışmış. Hepsiyle birer tane ayrı ayrı dizi çekse hepsi de izlenir, öyle söyleyeyim 😁 Konusu gerçekten insan psikolojisini yıpratabilecek cinsten o yüzden tetiklenebilecek kişilerin izlemeden önce bunu göz önünde bulundurmasını tavsiye ederim.

Son olarak dizinin müzikleri de benim için bir başka harika unsurdu. O kadar iyiydi ve diziyle uyumluydu ki... Dizi başladığından beri dinliyorum hepsini. Bu uyumu K-Drama'da yakalamak artık çok zorlaştı biliyorsunuz o yüzden bu konuda da bence çok iyi iş çıkarmışlar.

Benim puanım 10/10, izleyeceklere de şimdiden iyi seyirler 🤗
On Would You Marry Me? Nov 25, 2025
Çok fazla yoruma gerek yok aslında. Hafif, hoş, aslında yaz dizisi olması gereken bir diziydi. Başlarda baya güzel başladı ama sonlara doğru biraz sıktı gibi oldu. Çift de normalde güzeldi ama neden bir kimya kaybolur gibi oldu anlamadım. En sevdiğim bölüm 11. bölüm oldu. Kaoslu dizilerden sıkılanlar için iyi bir alternatif olabilir. Benim puanlamam genel olarak 8/10 oldu o da So Min'in hatırına
On Laundering the Haunted Nov 23, 2025
Bir görüp de çevirisine başladığım ama ilerledikçe ilginçleşen ve saran bir dizi oldu. Geçtiğimiz haftalarda finalledik aslında ama yorumumu anca şimdi yazabiliyorum. Açıkçası başta tahmin ettiğim ve beklediğimin dışında yazılan bu dizi şok eden bir sonla bitti diyebilirim. Senaristi zaten Liar Game'in de senaristiymiş o yüzden beni sarması çok da şaşırtıcı olmadı. Adam bence bu işi biliyor :p Bence izlemelisiniz. Özellikle alt hikayeler ile ana hikayelerin bağlanışı ve PJ karakterinin hikayeye etkisi ince işlenmiş. Hem Ryo'yu da doya doya izleme şansınız olur :)
On Alice in Borderland Season 3 Nov 8, 2025
Müthiş bir son, müthiş oyunlar ve müthiş bir kurgu. Gerçek manada son sezona yaraşır bir sezon olmuş. Özellikle Arisu ile Usagi'nin evlilik hayatını kısa da olsa görmüş olmak, gerçek sevgiyi şöyle bir ortamda görmek güzeldi. Bir ara şu tekerlekli sandalyedeki adamla da yakıştırmadım değil Usagi'yi, gerçekten bir kimya vardı orada ama tabii ki Kento varken Tao'ya başkası olamaz :p En sonunda önceki sezondan oyuncuların gelmesi de çok tatlıydı.

"Allah (cc) nefse sorar; sen kimsin, ben kimim? Nefis; 'ene ene, ente ente; sen sensin, ben benim' der." hadisesini çokça hatırladım diziyi izlerken nedense. Bence bizim gibi inançlı insanlar için daha farklı açılardan bir şeyleri sorgulatabilen bir yanı vardı bu dizinin. Bunu hep söylerim, J-Drama'nın böyle bir yanı var. Kore dizilerinde o derinlik olmuyor o kadar ama Japonların en basit yapımlarında bile olabiliyor.

Belki üç sezonu izleyenler için bu sezon biraz sıkıcı gelebilir ama bence bitiriş için güzel olmuş. Son oyun özellikle bana şunu düşündürdü; bizim istediklerimizde şer çıkacakken Allah'ın bizim için çizdiği kaderde ne kadar zorlu ve çetrefilli de olsa daha hayırlı olabilir ve insan ne kadar açgözlü olursa aslında o kadar bunun ceremesini çekiyor. Mutluluk konusunda bile aslında bu kadar açgözlü olmamak ve sabırlı olmak lazım geldiğini, en azından kendi açımdan, bir kez daha düşündüm bu diziyi izlerken.

O yüzden bu sezona da 10/10 verdim. Son bölümdeki o yıkım kısmı biraz ütopik falan diye eleştirilebilir ama zaten arafta bir yer orası, çok mantık aramamak gerekiyor. Liar Game'deki gibi oyunların arkasında kim olduğunu öğrenemeden bitmesi bir tık can sıkıcı oldu sadece. En azından bu bir deneyse kim yapıyor ya da bu bizdeki araf anlayışı mı, ona bir açıklık getirilebilirdi. Genelde bu tarz açık uçlu şeyleri pek sevmediğimi de bir kez daha anlamış oldum 😅

Bu arada Kento çok yaşlanmış geldi gözüme. Tao da doğum yapmasına rağmen taş gibiydi valla ve fark ettim hep böyle koşmalı, güç gerektiren oyunları Tao'ma vermişler 😂 Bu kadın doğum yaptı koşturmayalım dememiş kimse 😬
Replying to Lyly Dramas Nov 1, 2025
I finally sub This in french and it was a very good movie. The best of This year !!! Omg the story was so cute…
Hi, may I also have the French subs? Thanks ^^
On Love Reset Nov 1, 2025
Title Love Reset
Neden 7.9 aldığını anlamadığım film. Daha iyilerini izledim. Kendim 7 verdim. Komedisi iyiydi, yer yer güldürdü çiftin uyumunu da beğendim ama bir olmamışlık var gibiydi. Sanki biraz daha uzun olsa ya da dizi olsa daha iyi olurmuş. Yine de So Min'in tüm partnerleriyle bu kadar uyumlu olması ve yakışması kesinlikle inanılmaz bir olay. Bu filmde de buna şahit olmuş olduk :)
On The Haunted Palace Oct 24, 2025
Bu sene gerçek manada tarihi diziler açısından bereketli bir sene oluyor demiştik. Senenin başında yayınlandığı için The Haunted Palace'ı daha sonra izleme fırsatım oldu ama kesinlikle doyurucu bir diziydi. Sung Jae gerçekten çok başarılı bir iş çıkarmış. Bona da başta bir olmamış gibi gelmişti ama dizi devam ettikçe ondan başkası bu role olmazmış dedim. Young Kwang'ın bıraktığı yerden Sung Jae'nin devam ettirdiği hikâyede arada Yoon Gap'a dönmesine rağmen iki farklı kişi olarak bence oyunculuk açısından kendini kanıtlamış. Özellikle kral ile olan sıcak ilişkisi çok hoşuma gitti.

Mistik konuları tarihi yapımları yedirme konusunda Kore gerçekten çok başarılı. Burada da hem şamanlık hem de bu ruhani olayları çok güzel birleştirmişler. O dadanan ruhu ve özellikle tek ayaklı ruhu çok iyi tasvir etmişler. Yaşanan olaylardan en çok kralın çekmesi ve halkını bu kadar çok seven bir hükümdar olarak bunları yaşaması gerçekten acı oldu. Ama gerçek hayatta da bazen böyledir. Babaların annelerin yaptığının ceremesini çocuklar çeker. Bu anlayış bizde de olduğu için aslında diziyi yakın buldum. Zaten bizim geçmişimizde de var şamalık falan 😅 Bunlar da olunca çok yabancı gelmedi. Bir de bizdeki cin dadanması olaylarını daha çok andırıyordu aslında. Şu muska ve büyü yazılma olaylarında gerçekten etkilendim. O kötü şaman gerçekten insanı ürkütüyor. Bir de adam çok istikrarlıydı yani, hiç tövbe de etmedi.

Yoon Gap'ın annesine de ayrı parantez açmak lazım. Anne olarak aslında onun kendi oğlu olmadığını bilmesine rağmen Kang Chul'u da oğlu gibi sevdi. Onunla çok güzel ilgilendi ve Kang Chul aslında kendine bir aile de bulmuş oldu bu olaylar sebebiyle. Kendi kardeşi ile ilgili yaşadığı şeyler çok acı olsa da verdiği tüm emeklerin ve sevginin karşılığını en güzel şekilde aldı. Sonu da tatmin edici bitti o yüzden :)

Eğer izlemeyen varsa izlesin derim. Romantizm açısından biraz eksik bulsam da 9-9.5/10'luk bir diziydi. Kaçırmayın derim :)
On No Gain, No Love Oct 16, 2025
İkinci çiftini fazlaca sevdiğim bir dizi! Bu dizi ilk yayınlanmaya başladığında posterleri görüp başrollerin kimyası hiç olmamış demiştim ama izlerken beni yanılttılar. Tabii ki sahte evlilik söz konusu oldu mu bir de akan sular durunca... Diziyi sevmem kaçınılmaz oldu :p Ana konu olarak aslında kimsesiz kalan çocukların konu alınması ve bu çocuklara bakan kişinin de anne olarak kendi çocuğunun yaşadıklarını görememesi konusunu işlemeleri farklı geldi. Ayrıca nefretten doğan aşk konusunda ikinci çift çok tatlıydı. Nefret yorumlarıyla ilgili kısmı bağlama şekilleri de ikinci çift açısından çok güzel bir detay olmuş.

Kardeşlikler konusunda da hem kan bağı olan hem de kan bağı olmadan kardeş olanların hikayesi vardı aslında. Tabii bu "açık ilişki" olayının güzellenmesi çok hoşuma gitmedi. Kadının çocuğu aldırmaması en azından biraz kurtardı diyebiliriz. Uzunluk açısından da ideal olmuş. Başrollerin yaş farkı hissediliyordu ama kesinlikle rahatsız etmedi. Gayet izlenebilir, çerezlik bir dizi :)
On Love's Ambition Oct 16, 2025
Bu sene izlediğim ikinci en iyi Çin dizisiydi. Uzun uzun yazacaklarımı bloguma sakladım ancak şunu söylemeliyim ki başrollerde başkaları olsa bu dizi kesinlikle bu kadar başarılı olmazdı. Hem Lusi hem de William Chan çok çok başarılıydı. Yan karakterlerin hikâyeye çok başarılı yedirilmiş olması, evliliği yalanlar üzerine inşa edilmemesi gerektiği, insanın egosunun yine kendini felakete sürükleyen bir şey olduğunu ve en önemlisi de sevdiklerimizin kıymetini zamanında bilmemiz gerektiğini çok güzel yansıtmışlar. Dizide çok güzel detaylar vardı ama genel olarak şunu söyleyeyim ki benim için bu dizi birçok açıdan Queen of Tears'ın kardeş dizisi gibiydi. Çokça onları hatırladım ve birçok duyguyu bu dizide de hissettim. Orada hastalık mevzusu son kısımlarda ön plandayken burada da çocuk meselesi ön plana çıktı. Ama her ikisinde de çiftlerin birbirine ne kadar güzel destek olduklarını gördük. Evliliklerin kurtulmasında en önemli etkenin de yine bireylerin önce kendilerini çok iyi tanıyıp sevmesi sonra da karşısındaki insanı sevmesi olduğunu da çok güzel anlatmışlar. Benim için Such A Good Love'dan sonra Çin sektöründeki en en en iyi dizi oldu. Kesinlikle izlenmesi gereken bir dizi. Özellikle de evli ve evlilik arefesindekilere şiddetle tavsiye ederim :)
On Bon Appetit, Your Majesty Sep 29, 2025
O kadr güzel bir diziydi ki... Güncel izlediğim için asla pişman olmadım ve Yoona'nın başarılı bir yapımı daha güzel bir şekilde sonlandırmasıyla gurur duydum. Bu dizi bana Chae Min'i de kazandırdı. Sonradan kadroya dahil olmasına rağmen rolü o kadar iyi taşımış ki hayran kaldım. Bundan sonra onun yapımlarını da takip edeceğim. Bu sene Chae Min kesinlikle bir ödül de almalı. Adam resmen kral olmak için doğmuş dedirtti.

Ayrıca Yeon Suksu'nun ekibi o kadar güzeldi ki... Aralarındaki ilişkinin zamanla geldiği nokta harikaydı.

Dizinin tüm unsurları da bence tam tadında olmuş. Kötüler makul derecede kötü, iyiler de makul derecede iyiydi. Prodüksiyon da bir harikaydı. Aynı tarzda bir dizi yapılması için TRT ve tabii'yi darladık bile geçen haftalarda :p Umarım mutfağı çok çok daha zengin olan Osmanlı'nın da bu kadar kaliteli bir dizisi olur. Düşüncesi bile heyecanlandırıyor...

Diziyi izlemek isteyen veya niyetli olan tüm Türk izleyiciye hemen şimdi başlamasını öneririm. Romantizm kısmı belki bazıları için yeterli gelmemiş olabilir ama bu dizinin bence asıl olayı o değildi zaten. Hem siyasi hem tarihi olayları hem de yemek kültürünü biraz daha romantizm katarak veren bir yapımdı. Birçok kişinin tarihi saptırdıklarına dair yorumlarını da okudum ama bu tarz konular, özellikle bu gibi yapımlarda, her zaman yoruma açıktır. Zaten tarihi olayların veya kişilerle ilgili yazılanların da değiştiğine veya bu zamana kadar bildiğimizden farklı olduğuna da rastladığımız oluyor. Senaristin bu şekilde yorum getirmesini yadırgamadım. Bilakis çok yaratıcı buldum.


Diziyi Moon Lovers sonuyla karşılaştıranlara da şunu söylemeliyim ki Moon Lovers da bir başyapıttı ve onu başyapıt yapan bir diğer husus da sonuydu. Bazı hikâyelerin sonunun ucu açık veya mutsuz bitmesi gerekir ki daha çok akılda kalsın. O yüzden karşılaştırmayı da bu açıdan doğru bulmuyorum çünkü bu iki dizinin olayı da bambaşka konusu da. İkisini de çok çok severek izlemiş ve bu yorumları görmüş biri olarak da eklemek istedim.

Velhasıl iyi ki bu diziyi çekmişler, iyi ki bu diziyi izlemişiz. Emeği geçen herkese teşekkürler ^^
On Queen of Tears Sep 20, 2025
Türkiye uyarlamasından sonra yine gelip izlediğimdir. Taklitler aslını yaşatır demişler, ne de doğru bir söz... Uyarlamalar için de bu geçerli maalesef. Prodüksiyon fragmanlarda ne kadar iyi dursa da asla aslının yanına yaklaşamamış. Işık, makyaj, kostüm, OST... Oyunculara girmeyeceğim bile. Ji Won ve Soo Hyun başta olmak üzere bu casting yanına yaklaşabilecek bir casting yayınlandığı kanaldan çıkamazdı da. Vesileyle bu seneki yeniden izlememizi de yapmış olduk. Yaparken yine karnımızda kelebekler uçuşup yine gözyaşlarımızı tutamadık. Attığım kahkahaları saymıyorum bile. Duygudan duyguya girdik. Çünkü kalite böyle bir şey. Şu diziyi yapanlar iyi ki yapmış, sarılabilsem sarılırdım bu diziye. O kadar çok seviyorum...
On Happiness Sep 10, 2025
Title Happiness
Her şeyiyle mükemmel bir diziydi. Normalde zombi, vampir ve bilimum salgın hastalıkları dizi ve filmlerini seven biri olarak çok başarılı buldum. Hem konunun çok iyi işlenmesi hem de görsel açıdan bence aşırı tatmin ediciydi. Çiftin uyumu, insani ilişkiler ve canavarlaşmış insan tanımının bir pandemi üzerinden bu kadar başarılı verilmesi gerçekten ustalık işi. Özellikle çift, en güzel anlaşmalı evlilik çiftlerinden biri olabilir. Birinin "seni seviyorum" demeden karşısındakine sevdiğini göstermesi, kelimelere dökmeden hareketleriyle bunu belli etmesi çok kıymetli. Hem Seo Bom hem de Yi Hyun bunu çok güzel gösterdi. Sonu itibariyle de çok tatmin ediciydi. 12 değil 22 bölüm olsa izlenirdi. Muhtemelen bundan sonraki senelerde açıp açıp izleyeceğim dizilerden biri olacak. Eğer izlemediyseniz hemen izleyin derim!